Beşeriyetten İnsaniyete: Teklifin İnşa Ettiği Yol!
“Bir kimse bir adamın kabrinin yanından geçerken: ‘Keşke onun yerinde yatan ben olsaydım!’ deyinceye kadar kıyamet kopmaz.” (Buhârî, Tecrîd-i Sarîh, 2123) Teklife tâlip olmak, insanın anlam boyutlu bir hayat yaşayabilmesinin en temel gayesidir. Zira insan, kelâm ilminde ifade edildiği üzere, mükellef bir varlık olarak yaratılmıştır. Onun varlık sahnesine çıkışı tesadüfî değil; bilakis teklif, imtihan ve mesuliyet üçgeninde şekillenen ilâhî bir hikmete mebnidir. Bu sebeple insan, ancak kendisine yöneltilen ilâhî hitaba cevap verdiği ölçüde hakiki mahiyetini idrak edebilir. İnsan, bu gayenin sevkiyle rüçhaniyet kesb eder; en aşağı mertebelerden en şerefli makamlara doğru kanat açarak yükselir. Nitekim teklif, insana yalnızca bir sorumluluk yüklemez; aynı zamanda onun kemale doğru seyrinin de imkânını hazırlar. Bu sebeple mükellefiyet, insan için bir ağırlık değil; bilakis onun ontolojik yükselişinin kapısını aralayan bir lütuftur. Tıpkı üveykler gibi, binbir kanatla ötelere doğ...