Hayatın Mimârisi Üzerine "Bir Öncelikler Meselesi: Asıl ve Fer'"
Bir rivayete göre, eski zamanlarda büyük bir şehir inşa edilmeye başlanmıştı. Şehrin ortasında göğe doğru yükselecek muazzam bir kule tasarlanmıştı. Mimarlar, taş ustaları, nakkaşlar ve hattatlar bir araya gelmiş; herkes kuleye kendi sanatını katmak için yarışıyordu. Bir kısmı duvarlara işlenecek motifleri tartışıyor, bir kısmı pencerelerin biçimini belirliyor, bir kısmı ise tepesine yerleştirilecek kubbenin rengini konuşuyordu. Fakat şehrin yaşlı mimarı günler boyunca yalnızca tek bir işle meşguldü: Toprağı kazıyor, ölçüyor, tekrar kazıyor ve yeniden ölçüyordu. Genç ustalar bundan rahatsız olmaya başladılar. "İnsanlar bu şehri görmek için gelecekler" dediler. "Kimse temeli görmek istemez. Bırakalım artık toprağı ve kuleyi yükseltelim." Yaşlı mimar cevap vermedi. Aylar geçti. Bir gün genç ustalardan biri sabırsızlığına yenik düştü ve temel tamamlanmadan kulenin bir bölümünü inşa etmeye başladı. Ardından bir başkası pencereleri yaptı, bir diğeri duvarları süsle...