İnsanın Konum Arayışı: “Bir Varlık Muhasebesi”
Nerede Duruyoruz? Çetin bir soru bu. Baştan ifade edelim: Buradaki "durmak" ile kastettiğimiz şey beklemek değildir. Bilakis, bulunmak, konumlanmak ve varoluş içindeki yerimizi tespit etmektir. Daha açık bir ifadeyle sorumuz şudur: Yapıp ettiklerimizle, esfel-i sâfilîn ile eşref-i mahlûkât arasında nerede duruyoruz? İnsan, dünyaya gelişiyle birlikte bir yolculuğa başlar. Bir yerden gelir ve bir yere doğru yönelir. Bu iki menzil arasında kendisine bir konum seçer; hatta çoğu zaman o konumu kendi elleriyle inşa eder. İşte insanlık tarihinin en kadim sorularından biri de bu "ara"ya dairdir. Bu sebeple sorumuzu yeniden gündeme getiriyoruz: Nerede duruyoruz? Söylenen her sözün dahi bir karşılığı olduğu, insanın en küçük ifadelerinden bile hesaba çekileceği bir ilâhî düzende; eylemlerimizin muhasebesiz kalacağını nasıl düşünebiliriz? Daha da tehlikelisi, ötelerin mahkemesini hiç umursamadan yaşamayı nasıl normalleştirebiliriz? "Neden yaşıyoruz?" soru...