Kayıp!
"Kaybetmek" bir farkındalık meselesi aslen. Bir şeyin yokluğunun -duruma göre görünmemesinin de denebilir- ayırdına varmaktır. Şunu kastediyorum; insan eğer kaybettiğini fark etmişse, kaybetmiştir. Şayet böyle bir farkındalık yaşamıyorsa kaybetmiş diyemeyiz. Çünkü bu durum kaybetmek ifadesi ile doldurulamayacak kadar derin bir "boşluktur". Cehalet kelimesi bu vakıa için örnek olarak verilebilir. Nitekim cehalet yeri ve zamanı geldiğinde bilgi ile eyleyememektir aslında. Bu yüzdendir ki o toplumun belki de en bilgini olan Amr b. Hişâm, işbu vaziyeti ile sonradan Ebû Cehil künyesini almıştır. Bilgisiz olduğu için değil, yanlış şeyleri ilmiklediği için. Zira insan ne'ler ile diğer ne-olanlar arasında kurduğu o örgülerle yani "ilmiklerle" bilgisini kurar. Nihayetinde dillerin en güzeli Türkçemiz de bilgi kelimesi "il-" kökü ile kayıtlıdır. Yani örmek, ilmek ilmek işlemekle anlatılmaktadır. İnsan ne(i)s(e)nelerden dolayımla bir zih...